UZAKTAN EĞİTİMDE ORTAK DİLİ YAKALAMAK – Müjdat Ataman


Öğrenci, uzaktan eğitimde derslerden birinde söz almadan mikrofonunu açıyor, öğretmen de “Sana söz hakkı vermedim!” diyerek sinirleniyor, öğrenciyi konuşturmuyor ve sesini kapatıyor. Dersin ilerleyen dakikalarında benzer bir şeyi bir başka öğrenci yaptığında öğretmen aynı müdahaleyi yapmıyor ve söz almadan konuşan çocuğu dinliyor. Bir başka derste benzer bir durum tekrarlanıyor. Çocuk, aynı odada olan annesine “Bu, haksızlık!” diyerek isyan ediyor.

Anne, çocuğunun bu yaşantısı üstüne rehber öğretmenine bir e-posta atıyor.

Önce durumu yukarıda özetlediğime benzer biçimde özetliyor ve ardından şu açıklamayı yapıyor:

“Covid süreci hepimizi yordu, hepimizin duygusal yükü fazla. Biliyorum ki öğretmenimiz de benzer süreçler yaşıyor, çok yoğun ve doğal olarak bazı şeyleri gözden kaçırabiliyor. Biz yetişkinlerin üstesinden gelebileceğimiz bu basit olayı ne yazık ki çocuğum kendi iç dünyasında kocaman yaşıyor. Biliyorum ki yaşanılan bu mikrofon kapatma, söz verme vermeme olayı doğal bir yaşantı. Benim bu konuda üzüldüğüm tek şey çocuğumun, öğretmenim beni sevmiyor, düşüncesinde olması. Biz öğretmenimizin çocuğumuzu çok sevdiğini biliyoruz. Yaşanılan bu durumu kırmadan, üzmeden öğretmenimize nasıl aktarabilirim?”

İçeriğin tamamına erişmek için "dijital abonelik" işlemini gerçekleştiriniz.