ÜÇ SALGIN HİKÂYESİ- Safiye Gölbaşı


Veba romanı, kurgusundaki olayların seyri ve benzerliği bakımından bugün koronavirüs sebebiyle yaşadıklarımızı en iyi yansıtan kitaptır.


Albert Camus

Nobel edebiyat ödüllü üç yazar: Albert Camus, Gabriel Garcia Marquez ve José Saramago dünya edebiyatına birer salgın romanı hediye ettiler. Üçü de beyaz perdeye uyarlanmış olan Veba, Kolera Günlerinde Aşk ve Körlük yazıldıkları günden itibaren ilgi çekti ve kısa sürede tüm dünyada en çok okunan romanlar arasına girdi.

Albert Camus, Veba’yı 1947 yılında kalemle aldı. Camus bu romanında 1940’larda Cezayir’in Oran şehrinde aniden ortaya çıkıp on ay hüküm sürdükten sonra yine aniden ortadan kaybolan veba salgınını anlatır.
Veba dalgasız, soğukkanlı bir anlatımla aynı ses aralığında başlayıp biter. Camus roman boyunca süse, renge, abartıya başvurmadan bir vakanüvis gibi hastalığın seyrini okuruna aktarır. Romanda alışkanlıklardan kopmak ve geleceği kaybetmek ölümden sonra vebanın getirdiği diğer sorunlar olarak baş gösterir. Bu belirsizlik ve korku atmosferinde bir şey yapmanın anlamsızlığı, salgından önce kim her ne yapıyorsa yine onu yapmaya devam etmesi düşüncesiyle çözülür. Romanda adı geçen hemen herkes bu on aylık hastalık sürecini birbirlerinden hayli farklı şekilde yaşar ve hastalık geri çekildiğinde hepsi de geri döndürülemez şekilde değişmiştir.

İçeriğin tamamına erişmek için "dijital abonelik" işlemini gerçekleştiriniz.