OKUMAKLA OLUYOR MU? Hatice Bildirici

Hatice Bildirici

Çizim: Tanzer Özder

Okumak cehaletten kurtulmanın bir yolu mudur? “Cahiliz, az okuyoruz.” dendiğini duyarız. Kitap okuyarak cehaletten kurtulmak mümkün mü? Çok kitap okuyan her insan cehaletten kurtulur mu? Hatta kitap okumakla kalmayıp bir de kitap yazmış olan, kendisine laf anlatılamayan, bilgisiyle etrafına faydadan çok zararı dokunan insanlar da yok değil midir?

Okumak, cehalete açılan savaşta bir silah olabilir. Ancak o savaşın stratejisi değildir kanaatimce. Okumanın yanında samimiyet, kendisiyle yüzleşebilme cesareti ve istikrarlı bir gayret olmadan savaşın kazanılamayacağını düşünüyorum.

Cehaletten kurtulmamızdan maksat; hakikate olabildiğince yaklaşmak, doğruyla ve güzelle mutlu bir yaşam inşa etmekse, zorlu bir yol bizi bekler. Bu yolu hiç okuyamadan bulmuş, nadanlıktan kurtulmuş insanlar vardır, bilirsiniz: ümmi dediğimiz sabırlı ve sessiz bilgeler. Onlar iyi olmaktaki samimi gayretleri hatta inatları ile bu yolu yavaş yavaş yürürler.

İmkânı olanın da cehaletten kurtulma yolunu kitapla aydınlatması beklenir. Muhtemelen bu, karanlıkta el yordamı ile yol almaktan daha kolay ve sağlıklı olacaktır. Peki, aydınlığı sağlayacak bu ışık nereden ve nasıl gelmeli?

Yolumuzu aydınlatacak kitapların seçimi ve bizim onları kendimize katma biçimimiz cehalete karşı verdiğimiz mücadelede kritik bir role sahip gibi görünüyor. Malumdur; ışığın kaynağı ve açısı, gölgeleri belirler. Ve bazı gölgeler yolu tekrar karartabilir. Çok kitap okuduğunu ama yolunu bir türlü aydınlatamadığını; hâlâ saçıp döktüğünü, kırıp geçirdiğini gördüğünüz insanlar vardır. Yoksa okumak bir işe yaramıyor mu diye şüpheye düşürürler çevresindekileri. Burada beraber düşünelim isterseniz: Mesela sadece tarih okumak, sadece fikir kitabı okumak ya da sadece roman okumak yeterli mi? Okumuş olmak ya da sosyal medyada paylaşmak için okumak, “okuyor gibi yapmak” da vardır malumunuz ve gençliğinde çok okuyup şimdi vakit darlığından okuyamayanlar bir de. Onları şimdilik bir kenara koyalım. Peki, biz nasıl okuyalım?

Burada kitapları üçe ayıralım: ilki; tarih, astronomi, beslenme gibi konularda bilgi veren bir kısmı bilimsel kitaplar; ikincisi teorik içerikli düşünce kitapları, üçüncüsü insanın hikâyesini anlatan edebî eserler olsun. Bu üç türden sadece birine odaklanmak muhtemelen aydınlanma yolundaki ışığı sınırlandırmamızı ve ona arkamızı dönmemizi dolayısıyla da gölgelerden oluşan bir karanlığa daha maruz kalmamızı getirebilir. O zaman bu üçünden bir harmanlama yapmak gerekecektir. Böylece hem bilgiye hem eleştirel ve sistemli düşünmeye hem de insanın hikâyesinden kendimize doğru bir yol bulabiliriz belki.

Yolunuz aydınlık olsun…