NASA’DAKİ İLK TÜRK KADINI: DİLHAN ERYURT – Halime Güner

Halime Güner*

Astrofizik alanındaki araştırmaları ile Güneş’in ve yıldızların evrimi çalışmalarına katkıda bulunan ve 1961-1973 yıllarında NASA’da görev alarak bu kurumdaki ilk Türk kadını olan Dilhan Eryurt, 29 Kasım 1926’da İzmir’de doğar.

Babası Abidin Ege, Denizli milletvekili ve o dönemin ziraat vekâleti müsteşarlarındandır. Bornova’da bugünkü Ege Üniversitesinin temellerini oluşturan Yüksek Ziraat Mektebini kurmak için İzmir’dedir. Babasının mesleği nedeniyle, İzmir’den İstanbul’a, birkaç yıl sonra da İstanbul’dan Ankara’ya yerleşirler. İlkokulu, Ankara Mimar Kemal İlkokulunda tamamlar, ardından Ankara Kız Lisesinden mezun olur. İftihar listesine girdiği için dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel, ona Nutuk’u hediye eder ve içine şu notu düşer: “Gönlümün bütün dileği sizin de gireceğiniz meslekte ve ileriki hayatınızda Atatürk gibi Türk milletine büyük hizmetler etmeniz ve insanlığa milletiniz yolundan büyük faydalar ve bahtiyarlıklar getirmenizdir.”

Astronomiye Başlayan İlgi

Daha sonra İstanbul Üniversitesi Yüksek Matematik ve Astronomi Bölümünde üniversite öğrenimine başlayan Dilhan Eryurt, matematiğe yardımcı ders olarak verilen astronomiye merakının da üniversitede ortaya çıktığını şu şekilde belirtir: “Ankara Kız Lisesindeki öğrenimim süresince en sevdiğim derslerin başında matematik dersi geliyordu. Matematiksel düşünce ilgimi çekiyordu. Liseyi bitirdikten sonra eğitimimi Yüksek Matematik’te yoğunlaştırmak istiyordum. 1942- 1943 eğitim ve öğretim yılında, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesine girdiğimde Yüksek Matematik ile Astronomi sertifikalarını beraber almak zorundaydık. Astronomi ile yakın ilgim bu sıralarda başladı.”

Dilhan Eryurt, üniversiteyi bitirince yeni keşfettiği astronomi ilgisiyle Ankara Üniversitesinde bir astronomi bölümü açmakla görevli Prof. Dr. Tevfik Okyar Kabakçıoğlu’nun yanında asistan olur. Burada hem yüksek lisans yapıp hem de araştırma görevlisi olarak çalışacaktır. Kadro olmaması nedeniyle işini iki yıl hiçbir ücret almadan sürdürür. İşleri arasında, iki günde bir rasathaneye gidip saat kurma görevi de vardır. Dilhan Eryurt, o günlerden söz ederken şunları anlatıyor: “Yaklaşık 50 yıl öncesinin Ankara’sını anlatıyorum. Bir gün Prof. Okyar Bey geldi, bir şey söyleyeceğim ama utanıyorum. Seni hiç olmazsa laborant konumuna sokalım da bari yol paran çıksın.” dedi.

Eryurt 1959 yılında aldığı bursla iki yıllığına Kanada’ya gider. Eryurt, astrofizik konusundaki araştırmalarını geliştirmek istemektedir. Bu çok fazla matematik gerektiren bir alandır. Dilhan Eryurt günlerce kütüphanede çalışır ve bilgisayarda yazdığı programla eskiden hesap makinesiyle haftalar süren hesaplamaların bir saniye gibi kısa bir süreye inmesini sağlar. Programlama konusunda hızla ilerleyen Eryurt, daha sonra yıldızların yapı modelleri üzerine birçok başarılı program yazar. O yıllarını şu şekilde ifade eder: “Prof. Cameron’un yanına gittim ve o bana çalışmam için üç konu teklif etti. Ben hidrojen yıldızlarını seçtim. Dr. Cameron bana dönüp en zorunu seçtin, dedi. Ardından da önce hidrojenden oluşan bir gazın opozitesini hesaplamak gerektiğini söyledi. Bir bilgisayar programı yapmam gerekiyormuş. Programa belli sıcaklık ve yoğunluk girilince programın o gazda opozitenin ne olması gerektiğini bulmalıymış. Yani programın bunu yapması için, benim de programı yapmam gerekiyordu. Ama ben değil bilgisayar programını, bilgisayarı ve programlamayı bile bilmiyordum. Hemen kütüphanelere gittim, kitaplar aldım ve programlamayı öğrendim ve programı başardım. Dr. Cameron, şimdi bunu bilgisayara koy dedi, ama ben daha bilgisayarı görmemişim. Gittik kartları yerleştirdik ve Dr. Cameron git sonucu al dedi. Sonucu birkaç saniye içinde elimde görünce doğrusu çok şaşırdım.”

Dilhan Eryurt, 1942 yılında Yüksek Matematik ve Astronomi Bölümüne başladığında ailesine: “Günün birinde Ay’da arsa alacağım.” demişti. Ay’dan arsa alamadı ama NASA’daki, özellikle güneş modeli çalışmaları ile Ay’a ilk iniş çalışmaları için yaptığı başarılı katkılardan dolayı, 1969 yılında NASA tarafından verilen

Apollo Barış Ödülü’nü aldı.

“Modern Yıldız Evrimi Teorisi”nin Temelleri ve Diğer Çalışmaları

Dilhan Eryurt, bu çalışmaları sonucunda National Academy of Sciences Bursu’nu alarak Goddard Araştırma Enstitüsüne kabul edilir ve konu ile ilgili o dönemde Enstitüde çalışan tek kadın astronom olarak birçok makale yayınlar. Eryurt aynı zamanda Güneş’in evrimi üzerine modellemeler yapar ve Güneş evriminin çeşitli aşamalarının hesaplamalarını gerçekleştirir.

Eryurt, yıldızların evrimi üzerine eğilir. Küçük kütleli yıldızlardan büyük kütleli yıldızlara, hepsinin oluşumunda geçirdiği evrimleri inceler. Yeni oluşmakta olan yıldızların nükleer reaksiyon için gerek duyduğu kritik kütle hesaplamalarını yapar ve bu konudaki hesaplamalarda kullanılan “fitting yöntemi”ni geliştirir. Geliştirdiği bu yöntem daha sonra birçok laboratuvarda kullanılmaya başlar.

Bu çalışmaları, bilim dünyasının yıldız evrimine bakış açısını köklü bir değişime uğratarak günümüzdeki modern yıldız evrimi teorisinin temellerini atmıştır. NASA’da bulunduğu dönemde birçok akademik makale yayımlar. Buradaki çalışmalarının karşılığında NASA’nın en prestijli ödüllerinden biri olan Apollo Başarı Ödülü’nü alır. NASA’dan aldığı, Ay’a İniş Projesi’ne olan katkılarını temsil eden Apollo Ödülü’nden sonra Türkiye’ye döner.

Eryurt 1968 yılında Ankara Üniversitesi Astrofizik Anabilim Dalında asistanlık görevine başlar. O dönem ülkemizde bulunan Prof. Dr. Egbert Adriaan Kreiken’in öğrencisi olur ve önce doktora, sonrasında doçentlik çalışmalarını tamamlar. Bilgi birikim ve tecrübesini genç nesillere aktarmak için dönüşünde ODTÜ’de misafir profesör olarak derslere başlar. Bu bir senelik sürecin ardından üniversitede astrofizik derslerini başlatır.

Türkiye’deki astronomların fikir alışverişinin yetersizliğine değinerek Ulusal Astronomi Kongresi’ni kurmak için çalışmalara başlar. TÜBİTAK’ın desteği ile ilk ulusal astronomi toplantısını resmî olarak düzenler. Prof. Dr. Dilhan Eryurt, 1969 ve 1973 yılları arasında NASA’daki çalışmalarına devam etmek amacıyla ODTÜ’deki görevine bir süre ara verir.

1973’te tekrar ODTÜ’ye dönen Dilhan Eryurt burada Astrofizik Bölümünü resmî olarak kurar. ODTÜ’de görevi sürerken 1977 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü ile onurlandırılır. 1988 yılına kadar olan süreçte, ODTÜ’de hocalığa devam eder ve birçok genç astronomun hayatına dokunur. 1988 yılında üniversitedeki görevine yönetici olarak devam etme kararı alır. 6 ay süre ile Fizik Bölümü Başkanlığını yürütür. 1993 yılına kadar Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığını da sürdürür. Dilhan Eryurt, emekli olmadan önce 1991 yılında ODTÜ’de bir yıldız gözlemevi kurulmasını da sağlar.

Prof. Dr. Dilhan Eryurt, 13 Eylül 2012’de evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşama gözlerini yumar. 86 yıllık ömrüne birçok başarıyı sığdırmayı başaran Eryurt, Türkiye ve dünyada astronomi ve astrofizik çalışmalarının gelişmesinde büyük bir rol oynamıştır. Dilhan Eryurt’un bu başarı dolu hayat hikâyesinin insanımıza ilham vermesi dileğiyle…