İNTERNETTE İNSAN KALABİLME

ŞAHİN BAYZAN

Dünyanın yarıdan fazlası internet kullanıcısı ve bunların büyük bir çoğunluğu sosyal medyayı kullanıyor. Ülkemizdeki internet kullanım oranı dünya ortalamasının oldukça üzerinde seyrediyor. Bugün itibarıyla dünyanın % 58’i internet kullanırken TÜİK’in 2019 Ağustos’ta yayımlanan “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması” sonuçlarına göre ülkemizde internet kullanan bireylerin oranı % 75,3 olarak görünüyor. Yine aynı araştırma sonuçlarına göre genişbant (hızlı internet) ile internete erişim sağlayan hanelerin oranı % 87,9. Mobil genişbant bağlantı ile internete erişim sağlayanların oranı ise % 86,9 olarak gerçekleşmiş. Rakamlar, ülkemizdeki büyük çoğunluğun internetle iç içe olduğunu gösteriyor.

Şüphesiz teknoloji denildiğinde aklımıza ilk gelen internet başta olmak üzere son otuz yıldaki teknolojik gelişmelerin, hayatımızda çoğu şeyi değiştirdiği. Bunlar sadece gelişme olarak kalmıyor, toplumları da dönüştürüyor. Belki birçok açıdan hayatımızı kolaylaştırıyor fakat bazı açılardan da zorlaştırıyor. Bunu yaparken dünyanın sadece gerçek hayattan ibaret olmadığını, sanal bir dünyanın da var olduğunu bize gösteriyor. Gerçek hayatta uyulması gereken kuralların yanında, sanal dünyada da uyulması gereken kurallar olduğunu hatırlatıyor. Bu noktada yapabileceğimiz en önemli ve anlamlı şey; teknolojinin hayatımızı kolaylaştıran fırsatlarından azami düzeyde faydalanmak, zorlaştıran yönlerini de en asgariye indirmek olsa gerek. Bu da ancak internet başta olmak üzere teknoloji ile ilgili konularda yeterli bilgi sahibi olmakla, hak ve sorumluluklarımızı bilmekle mümkün.

Sanallaşan Hayatlarımız

Bugün, çocuklar ve gençler başta olmak üzere bireylerin en çok ilgisini çeken uyaranların bilgisayar ve mobil ekranlar, sosyal medya, video izleme platformları, dijital oyunlar, haber siteleri, mesajlaşma uygulamaları, sanal gerçeklik uygulamaları ve teknolojinin diğer bileşenleri olduğunu görmekteyiz. Çoğumuz dünyada olup bitenleri televizyondan ziyade internetten ve özellikle sosyal medyadan takip ediyoruz. Zamanımızın çoğunu internet ve sosyal medyada geçiriyoruz. Bir nevi sosyal medyada sosyalleşiyor, yaptıklarımızın takdir edilmesini bekliyoruz. Bir anlamda bu ortamı kendimizi gösterme, ispat etme alanı olarak kullanıyor; ben de varım ve buradayım diyoruz. Kurallarına uymak şartıyla elbette bu ortamlarda bulunmamız da gerekiyor. Bu bizim en doğal haklarımızdan biri elbette. Fakat dijital dünyadaki bu haklarımız bizlere önemli sorumluluklar da yüklüyor. Hem kendimizi hem de dijital dünyaya doğan çocuklarımızı bu dünyanın fırsatları ve risklerinin farkında olacak şekilde yetiştirmek, teknolojiyi amacına uygun bilinçli kullanmayı öğrenmek ve öğretmek sorumluluklarımızdan biri hâline geldi.

İnternet ve sosyal medyada yapılanlar ve bazen bizim yaptıklarımız kuralına uygun olmuyor hatta bazen suç teşkil edebiliyor. Paylaşılmaması gereken şeyleri paylaşarak hem kendimizi hem de başkalarını zor durumda bırakabiliyoruz. Bazen bir başkasının paylaştığı fakat doğruluğu şüpheli olan hatta yalan olan içerikleri paylaşarak diğer insanların da yanlış yönlendirilmesine sebep olabiliyoruz. İnternet ve sosyal medya düşüncelerimizi ifade ettiğimiz bir özgürlük alanıdır fakat sonsuz özgürlük alanı değildir.

Rızasız Paylaşımlar ve Sosyal Medyada Kişilik Haklarının İhlali

İster gerçek dünya ister sanal dünya ortam neresi olursa olsun, hiç kimsenin bir başkasının kişilik haklarını, özel hayatının gizliliğini ihlal etmeye hakkı yoktur. Örneğin, gerçek hayatta insanların özel hayatları dokunulmazdır ve yasalarla korunur. İnsanların özel hayatlarının gizliliğinin ve kişilik haklarının ihlal edilmesi gerçek hayatta nasıl suç ise aynı şeylerin internet ortamında yapılması da suçtur ve gerçek hayattaki gibi cezai bir karşılığı vardır. Bir kişiyle ilgili olarak, o kişinin izni olmadan internette ve sosyal medyada yapılan paylaşımlar hem suçtur hem de etik ve ahlaki değildir. Bu nedenle her bireyin, başkasının özel hayatının gizliliğini ve kişilik haklarını ihlal edecek tutumlardan kaçınması son derece önemlidir.

internet ve sosyal medyada oldukça fazla resim, video, metin vb. içerikler paylaşıyoruz. Bu paylaşımları yaparken öncelikli olarak resim ve videoda yer alan kişilerin veya kişinin şahsının ya da velisinin rızasını almak esastır. Ne yazık ki birçok internet kullanıcısı bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde bu kuralı ihlal edebiliyor. Bazen haklı olarak okulumuzun veya çalıştığımız kurumun faaliyetlerini duyurmak amacıyla çok masum ve normal karşılanabilecek paylaşımlarda bulunabiliyoruz. Faaliyetlerin duyurulması noktasında yapılacak paylaşım için idarenin iznini almak en doğru yaklaşım olacaktır. Bu konuda ailelerin ve öğretmenlerin daha bilinçli hareket etmesi son derece önem arz etmektedir.

Özetle; teknolojik aletleri, interneti ve sosyal medyayı kullanmak önemli. Fakat tüm bunları hak ve sorumluluklarımızın farkında olarak bilinçli ve tadında kullanmak, yani sanal dünyanın aleti olmadan insan kalabilmek mesele.

İnternetteki zararlı siteleri şikâyetleriniz için: ihbarweb.org.tr

Filtreleme ve güvenli internet hizmeti için: guvenlinet.org.tr

İnternet okur-yazarlığı için: guvenliweb.org.tr