İKLİM VE UYGARLIK – Ayşe Tuba Ökse*

*Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Prehistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı- Prof. Dr.


Dünyanın geçirdiği çok sayıdaki ısınma ve soğuma süreçleri; deniz, göl ve akarsuların seviyelerindeki oynamalar ile ağaç ve bitki polenlerinin cinsi ve miktarına göre belirlenir. Isınma süreçlerinde buzulların erime oranına göre deniz, göl ve nehir seviyelerinde yaşanan artışlardan dolayı bazı yerleşimler su altında kalır, ısının çok arttığı dönemlerde iç kesimlerde çölleşme artar. Soğuma süreçlerinde denizlerin çekilmesi, buharlaşmanın azalmasından kaynaklanan yağış düşüşleri ortaya çıkar. Bu iklim değişimleri yaklaşık 2 milyon 800 bin yıllık insanlık tarihi boyunca eski toplumları derinden etkiler, hayatta kalmak için farklı bölgeleri veya farklı yaşam biçimlerini tercih eder.

Günümüzden 11 binyıl öncesine kadar ılıman iklim koşullarında besin bulmakta zorluk çekmeden avcı ve toplayıcılıkla geçinen insanlar, ısının hızla düşmesiyle yaşam tarzlarını radikal biçimde değiştirir, yerleşip besinlerini kendileri üretmeye başlar. İnsanlık tarihinin bu aşaması, günümüz toplumlarının gelişmesinin ilk basamağıdır.Göbeklitepe’deki kabartmalı taş steller, Körtik Tepe’deki kazıma bezemeli taş kaplar bu dönemde yapılır. Günümüzden 9000 yıl önce iklimin ısınması ile insanlar kerpiç evlerden oluşan köyler kurar, pişmiş topraktan kaplar üreterek besinlerini saklamaya ve pişirmeye başlar. MÖ 8.200’lerde tekrar etkili bir soğuma yaşanır, yerleşim için farklı alanlar tercih edilir. Konya Ovası’na kurulan Çatalhöyük, bu dönemi en iyi yansıtan yerleşim birimlerindendir.

İçeriğin tamamına erişmek için "dijital abonelik" işlemini gerçekleştiriniz.