EKOLOJİK EGO VE EKOLOJİK ZEKÂ – Abdullah Türker*

*Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı- Dr.


1990’lı yılların başında küresel yüzey sıcaklıklarında artış olduğu yönünde yapılan araştırmalar sonucunda konuşulmaya başlanan küresel ısınmadaki riskli ilerleme sonucunda ilk kapsamlı çerçeve sözleşmesi olan Kyoto Protokolü 1997’de imzalandı. 2015’te Paris’te yapılan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (Paris Anlaşması) görüşmelerinde ise nüfus ve sera gazı miktarındaki artış nedeniyle küresel yüzey sıcaklıklarının son yüzyılda 1 °C arttığı ortaya konuldu. Bu anlaşma ile küresel yüzey sıcaklık ortalaması artışının 1,5 °C’de tutulması en kötü senaryoda 2 °C’in üzerine çıkmaması için adımlar atılması kararlaştırıldı.

1850’li yıllara göre sera etkisine sahip olan -Güneş ışınlarını yeryüzüne geçiren ancak uzaya geri kaçmasını önleyenkarbondioksit, metan, diazotmonoksit ve kloroflorokarbon (CFC) gibi gazların atmosferdeki oranı endüstrileşme ve artan nüfus ile yükseldi. Sera etkisine neden olan başlıca gazlardan olan karbondioksitin, atmosferdeki değerleri 1880 yılında yaklaşık 291 ppm (ppm: bir milyon hacimdeki parçacık oranı) iken 2019 yılı sonu itibarıyla bu değer %42 artarak 412 ppm’e ulaştı. Önlem alınmaması durumunda 2040 yılında bu değerin 450 ppm’e ulaşması bekleniyor.

Doğa insan olmadan da yaşar ama insan doğa yok olduktan sonra yaşayamaz.

Paul Ehrlich

İçeriğin tamamına erişmek için "dijital abonelik" işlemini gerçekleştiriniz.