Editörden- İpek COŞKUN

Merhaba Sevgili Okur,

Zaman hızlı geçiyor. Yeni sayımızla yine karşınızda olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Her sayımıza sizlerden gelen güzel ve yapıcı geri bildirimlerle yeni sayılar için daha tutkuyla ve öz veriyle çalışıyoruz. Dergimizin sıkı takipçisi olan eğitim entelektüellerine gönülden teşekkür ediyor, desteklerinin bizler için çok değerli olduğunu tekrar ifade etmek istiyorum.

Gelelim bu sayıya:

Dosya konumuzu “sosyal duygusal beceriler” olarak belirlemek konusunda bazı tereddütlerimiz vardı en başta. Çünkü halen Türkiye’de bu konular hakkında kanıta dayalı çalışmaların yeterli olmadığı endişesini taşıyorduk. Bu endişelerimizin haklı tarafı olmakla birlikte ülkemizde sosyal duygusal beceriler konusunda eğitim, psikoloji, felsefe ve ekonomi alanlarında güzel bir zeminin olduğunu ve öğrencilerin yetişmeye başladığını sevinerek öğrendim. Ayrıca salgının üzerimizde bıraktığı olumsuz etkilerle mücadele etmek ve bu olumsuzlukların kalıcı hasar vermesini engellemek için de Türkiye’nin bu konuda daha fazla içerik ve yöntem geliştirmesi gerektiği konusunda hem fikir olduk. Biz de ekip olarak sorumlu davranmaya karar verdik ve size kapsamlı bir sayı hazırladık.

Peki, nedir bu sosyal duygusal beceriler?

En son elinize aldığınız hangi işi kararlı bir şekilde tamamladınız? Merak duygunuz herhangi bir şeyle ilgili araştırma yapmanızda ne kadar etkili oldu? Trafikte ne kadar hızlı öfkeleniyorsunuz? Kâğıt toplayan biriyle empati kurabilir misiniz? Aldığınız koşu bandını hangi istikrarla kullandınız? Bunun gibi binlerce soru sorabiliriz. Çünkü sosyal duygusal beceriler tam da bu sorulara nasıl bir yanıt verdiğinizle ilgilidir. Tabii gerçekçi yanıtlar. Duygularınızı, davranışlarınızı ve sosyal iletişiminizi yönetme becerilerine biz kısaca “sosyal duygusal beceriler” diyoruz. Bu beceriler geliştirilebilir, yönlendirilebilir. Yani sabit ya da tam olarak doğuştan değildir. Ancak geliştirme konusunda ne kadar erken davranılırsa o kadar iyi ve uzun vadeli sonuçlar verecektir. Bu nedenle çocuklar temel eğitim çağındayken sosyal duygusal becerilerini geliştirme ve yönetme konusunda desteklenmeleri çok kıymetli.

Dünya literatüründe farklı modellerle sosyal duygusal beceriler sıralanıyor. Belki bunlardan beş tanesini almak ve üzerine neler yapabiliriz düşünmemiz gerekiyor: merak, azim, sorumluluk, öz yönetim, empati. Her birinin çocukların bütünlüklü gelişiminde ne anlama geldiğini iyi düşünmeliyiz ve doğru yöntemler geliştirmeliyiz. Dergimizde, başta kıymetli hocalarımız İoanna Kuçuradi, Acar Baltaş, Ayşe Bilge Selçuk, Şule Alan yazı ve söyleşilerine bu anlamda dikkat kesilmenizi rica edeceğim. Anne babalar ve öğretmenler için farklı yol haritaları ve reçeteler sunuyorlar. Konu mühim, daha fazla spoiler vermeden keyifle okumanızı diliyorum.

Saygılarımla…
İpek Coşkun