EBEVEYNLERDEN ÇOCUKLARA DUYGULARIN KABULÜ – Rabia Nazik Yüksel*

*Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Psikiyatri Bl.- Doç. Dr.


Pek çoğumuz; hayatımızın duygusal anlamda sakin bir liman, tatlı ılık bir bahar, hafif esintili bir rüzgâr gibi geçmesini arzularız. Öfke, huzursuzluk, hırçınlık, sinirlilik, tahammülsüzlük, hüzün, keder bizim limanımızdan uzak dursunlar isteriz. Bunlar bizim için âdeta istenmeyen misafirlerdir. Bazen bu arzumuzu, fark etmeden çocuklara da yansıtırız ve sonra onların da durgun, sakin, alışıldık bir duygusal yaşantıları olması gibi çok da gerçekçi olmayan bir beklentiye kapılırız. Çocuk sinirli olmamalıdır, öfkeli olmamalıdır, hep çok sabırlı ve uyumlu olmalıdır, yetişkinlerin zaman kavramına ve hız kavramına yetişmelidir. Ama bir yandan çocuk; bireyselleşmesini gerçekleştirebilen, özgür kararlar alabilen, özgün, farklı, yetenekli ve başarılı bir çocuk da olmalıdır birçok ebeveynin hayalinde. Peki, bu iki farklı beklentinin aynı çocuğun bünyesinde bir araya gelmesi fikri nasıl geliyor bize? Bazen zihnimizde çocuğa dair öyle hayaller kuruyor ve ondan öyle çok şey bekliyoruz ki fark etmeden ona yansıttığımız bu beklentinin bile bir stres, endişe, hırçınlık sebebi olması muhtemeldir.

İçeriğin tamamına erişmek için "dijital abonelik" işlemini gerçekleştiriniz.