DÜNYANIN EĞİTİM GÜNDEMİ – İpek Coşkun & Dilara Turan

İpek Coşkun

Eğitim Araştırmacısı, Sosyolog-Millî Eğitim Bakanlığı Bakan Danışmanı

Dilara Turan

Frankfurt Üniversitesi Siyaset ve Sosyoloji Lisans Öğrencisi

Eğitim Tartışmalarında Sosyal Duygusal Becerilerin Yükselişi 

Amerika Birleşik Devletleri’nin eğitim gündeminde öne çıkan konulardan biri sosyal duygusal becerilerin öğretilmesi. Sosyal duygusal beceriler, çocuklar ve yetişkinlerin duygularını anlayıp kontrol edebilmeyi kapsıyor. Bu beceriler sayesinde kendilerine hedefler belirleyip onlar için uğraşabilir, başkaları için empati kurabilir ve bunu onlara gösterebilir, çevreleriyle sağlıklı ilişkiler kurabilir ve özgün şekilde doğru kararlar alabilirler. Uzmanlar okul ve iş hayatında sosyal duygusal becerilerin gittikçe akademik bilgiden daha değerli bir konuma geldiğini ifade ediyor. Yapılan araştırmalar, okulun öğrencilere sosyal duygusal becerileri öğrenebilmeleri için imkân yaratmasının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Genellikle etkileşimli sosyal faaliyetlerle öğretilen bu becerilerin hangi yöntemlerle çocuklarda kalıcı davranış değişikliğine dönüştürülebileceğine dair de birçok çalışma var. Bazı çalışmalarda sosyal beceriler derslerle bütünleşik verilirken sadece bu becerileri öğretmek amacıyla kısa ders programları da tasarlanabiliyor. Sosyal duygusal becerilerin okullarda öğretilmesini bu kadar önemli kılan, duygularımızın öğrenme sürecinde büyük bir etkisi olması. Çocukların sosyal duygusal becerileri hangi akademik bilgileri nasıl öğrendiklerini ve bilgileri nasıl ve ne zaman kullandıklarını etkiliyor.

Meslesleğe Yeni Başlayan Öğretmenlere Desteğin Önemi

Göreve yeni başlayan öğretmenlerin mesleğe başladıkları ilk günlerdeki heyecanlarını korumaları için güçlü bir kurumsal ve yönetimsel desteğe ihtiyaç vardır. Harvard Üniversitesinden Crystel Harris’e göre göreve yeni başlayan öğretmenlerin mesleki yılgınlığa düşmemesi için yöneticilerin aşağıdaki hususlara dikkat etmesi gerekir:

Öğretmenlerin kendilerini rahat ifade edebilecekleri bir okul iklimi oluşturulmalıdır.

 Sorunlara birçok farklı açıdan yaklaşılabilmelidir.

 Okulda farkındalık ve gelişim odaklı çalışma kültürü geliştirilmelidir.

 Öğretmenlerin yaşadıkları sorunlara hızlı müdahale edilmeli ve yerinde davranılmalıdır.

Göreve yeni başlayan öğretmenlerin dikkat etmesi gereken hususlar ise şu şekilde sıralanabilir:

-Gelişime açık olmalı, karşılaşılan zorluklardan ve başarısızlıklardan ders çıkarabilmeli.

– İyi bir dinleyici olmalı ve yapılan eleştirileri iyi dinlemeli; velilerle, meslektaşlarıyla ve okul yönetimi ile iyi iletişim kurmalı.

– Okulun sorunları ve imkânsızlıkları ile uğraşırken iyi bir öğretmen olmayı öncelemeli, kendine öğrenme hedefleri koymalı . 8

Okulda Cep Telefonu Kullanımı ve ISO Sendromu

Türkiye dâhil olmak üzere dünyanın pek çok farklı ülkesinde olduğu gibi Birleşik Devletler’in eğitim gündeminde okullarda cep telefonu kullanımına yönelik nasıl bir önlem alınması gerektiği sorusu var. Son yıllarda akıllı telefonların çocuklar arasında da hızla yaygınlaşması, cep telefonu sorununu evlerden okullara taşıdı. Öğretmenler, çocukların cep telefonları yüzünden derslere odaklanamamaları dışında başka tehlikeli dönüşümler de gözlemliyor: Çocuklar artık iletişimi de cep telefonları üzerinden sağladıkları için okulda akranları veya öğretmenleriyle yüz yüze iletişime geçtiklerinde kendilerini doğru ifade etmekte zorlanıyorlar. Amerika’ nın eyaletleri sorunu çok farklı ele alıyor. Bazı okullar cep telefonlarını tamamen yasaklarken bazıları sadece teneffüslerde kullanılmasına müsaade ediyor. Bu konuda araştırma yapan uzmanlar günümüz çocuklarının hayatlarında cep telefonlarının sabit bir yer edindiğini ve yasaklamaların faydalı bir çözüm olmadığını vurguluyor. Bunun yerine okullarda çocukların cep telefonlarıyla nasıl sağlıklı bir bağ kurabilecekleri yönünde bilgilendirmeler yapılması gerektiğini savunuyorlar. Böylece çocuklar ekrana kilitlenip cep telefonlarına bağlı kalmak yerine onu mantıklı kullanmayı öğrenebiliyorlar.9

Almanya’da ise günde 200.000 öğrenci internet bağımlılığının yol açtığı sorunlardan dolayı okuldan uzak kalıyor. Bu öğrencilerin notları düşüyor ve sınıfı geçmeleri risk altına giriyor. Bağımlılık, obezite ve okuldan kaçmanın son zamanlarda çocuklarda çok sık birlikte gözlenmesi, aralarında bir bağ oluştuğu düşüncesini ortaya çıkarıyor. Bu bağı araştıran doktorlar hastalığı ISO Sendromu olarak adlandırıyor. Internetsucht, Schuleschwanzen ve Obesitas sözcüklerinin kısaltması olan ISO; internet bağlılığı, okuldan kaçma ve obezite anlamlarına geliyor. Obezite olan çocukların tedavi edildiği bir hastanede çalışan doktorlar üç sene boyunca süren 135 obezite hastası gençle birlikte bir araştırma başlattı. Hastalardan okul, medya kullanımı ve yemek alışkanlıklarıyla ilgili birçok veri elde edildi. Doktorların beklediği sonuçlar ortaya çıktı: Çocuklarda obezitenin ilerlemesiyle birlikte ekran karşısında geçirilen zaman da artıyor. Aynı zamanda kiloların artmasıyla birlikte okulda devamsızlık oranları da artıyor.10

Yaratıcı ve Eleştirel Düşünce Becerilerinin Okullar İçin Anlamı Ne?

OECD’nin Eğitimde Araştırma ve Yenilikçilik Birimi (CERI) tarafından beş yıldır yürütülen yaratıcı ve eleştirel düşünceyi güçlendirme ve değerlendirme projesi; eleştirel ve yaratıcı düşünceyi öğrenme ortamlarına, öğrenme yöntemlerine ve programlarına nasıl dahil edileceği konusunda 11 ülkede (Fransa, Brezilya, Macaristan, Hindistan, Hollanda, Rusya, Slovakya, İspanya, Tayland, Birleşik Kralllık ve ABD) araştırma yapmış. Çalışmada yaratıcı ve eleştirel düşünceyi ölçmek için farklı yönergeler (rubrik) geliştirilmiş. Bu yönergeler ile farklı düzeylerde yaratıcı ve eleştirel düşünce becerilerinin ölçülmesi hedeflenmiş. Ayrıca 11 ülkeden öğretmen ve uzmanla ders planları ve araçları geliştirilmiş. Proje sonucunda görülmüş ki eleştirel ve yaratıcı düşünce hem temel eğitimde hem ortaöğretimde öğrenilebilir ve öğretilebilir bir şey olduğu gibi mevcut müfredatın içinde de bu rahatlıkla uygulanabilir nitelikte. Çalışmada, projeye katılan okullardaki okul yöneticilerine, öğretmenlere ve öğrencilere ön test ve son testler uygulanmış. Çalışmanın detaylarına buradan bakabilirsiniz.11

Mutsuz Çocuklar

İngiltere’nin gündemine “skandal rapor” diye düşen bir araştırmada çocukların mutluluk seviyesi ölçülmüş. Rapor İngiltere’de yaşayan çocukların neredeyse %25’inin yaşamlarından mutsuz olduklarını belirtiyor. Uzmanlar okullarda fiziksel ve psikolojik şiddetin artmasının ve sosyal medya üzerinden farklı bir mecraya taşınmasının çocukların hissiyatlarını kötü etkilediğini düşünüyor. Çocukların şikâyet ettikleri konular arasında şiddet ve suç gibi toplumsal konuların yanında doğa, çevre ve internette paylaşılan bilgiler de yer alıyor. Bir yandan çocukların toplumsal sorunlardan bağımsız yaşamadıklarını ve bunların bilincinde olduklarını gösteren anket, çocukların gelecek kaygılarının psikolojik sorunlara yol açabileceğini de vurguluyor. Çocukların geldiği ailelerin maddi kökenleri, yaşadıkları sıkıntılar ve hissiyatları arasında doğrudan bir ilişki mevcut. Modern çağda çocukların en özgür biçimde yetişmelerini beklerken böyle bir sonuçla karşılaşan uzmanlar bir dönüşüm gerektiğini söylüyor. Bununla ilgili her sene 11-18 yaş arası çocuklara okullarda anket uygulanmasını talep ediyor ve böylece gelişimlerini uzun vadede kontrol etmeyi hedefliyor. Aynı zamanda Eylül 2020’de yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte okullarda zorunlu sağlık dersleri verilecek ve bu dersler çerçevesinde çocukların sorunları dinlenerek önlemler alınacak.12

Araştırma Tabanlı Ders Anlatımında 10 Etkili Kural

Amerikalı eğitim bilimci Barak Rosenshine araştırma tabanlı ders anlatımında 10 kuralı; bilişsel deneyler, başarılı öğretmenlerin uygulamaları ve karmaşık konuların öğrenilmesini destekleyecek bilişsel destek deneylerinin ışığında bir makale ile sunmuş. Buna göre araştırma tabanlı ders anlatımının 10 altın kuralı şöyle ifade edilmiş:

1. Derse bir önceki dersin kısa bir hatırlatması ile başla: Bu hatırlatma bir önceki dersin akılda kalmasını, yeni dersin daha güçlü başlamasını sağlar.

2. Yeni ders araçlarını öğrencilerle uygulayarak adım adım kullan: Derste tasarladığınız araçların hepsini bir anda boca etmeyin. Her öğrencinin aracı keşfetmesine, detaylı incelemesine izin verin.

3. Çok soru sor ve konunun anlaşıldığından emin ol: Öğretmenin çok soru sorması ve öğrencilerin de sormasına izin vermesi, öğrencinin önceki öğrenmeleri ile yeni öğrenmelerini ilişkilendirmesini ve bu bilgilerin daha kalıcı olmasını sağlar.

4. Örnekler ver: Öğrenciler, sunulan bir soruna çözüm bulmak için bazı bilişsel desteklere ihtiyaç duyabilir. O nedenle çözüm sağlanmış sorunlardan örnekler verebilirsiniz.

5. Öğrencilere kendi deneyimlemelerinde rehberlik et: Başarılı öğretmenler öğrencilerinin kendi araçlarını üretmesinde onları yönlendirir ve onlara rehberlik eder.

6. Öğrencilerin anlayıp anlamadığını kontrol et: Öğrencilerin anlama süreçlerinin her adımını takip etmek, çocukların konuyu kavrama süreçlerinde daha az hata yapmalarına yardımcı olur.

7. En yüksek başarıyı gözet: Öğrencilerini iyi yönlendiren ve rehberlik eden öğretmenlerin sınıflarında diğerlerine göre daha yüksek başarı elde edilebiliyor.

8. Öğrencilere zor görevlerde çalışma zemini hazırla: Eğer öğrencileri zorlayacak konu ve sorunlar belirlendi ise bu noktada öğrencilere sorunun çözümü için bir zemin sunmak ve bazı geçici destekler sağlamak onların pes etmemeleri için faydalı olabilir.

9. Öğrencilerin bağımsız alıştırmalarını iste ve izle: Bilgi ve becerilerin öğrencilerde edinilmesinin daha içsel olabilmesi için öğrenciler kapsamlı, başarılı ve bağımsız alıştırmalara ihtiyaç duyar.

10. Öğrencileri haftalık ve aylık değerlendirmelerle ilişkilendir: Doğru yapılandırılmış bilginin geliştirilmesinde öğrenciler geniş ve uzun soluklu uygulamalar yapmak ister.13

Kynk:

7 Prothero, A. (2019, 10 Eylül). Can Bite – Sized Lessons Make Social – Emotional Learning Easier to Teach. Education Week. 10 Eylül 2019 tarihinde, https://www.edweek.org/ew/articles/2019/09/11/ can-bite-sized-lessons-make-social-emotionallearning-easier.html adresinden erişildi.

8 Boudreau, E. (2019, 26 A ğustos). How early-career educators can combat stress and build resilience and what school leaders can do to help. Harvard GSE. 26 A ğustos 2019 tarihinde, https://www.gse. harvard.edu/news/uk/19/08/helping-new-teachersthrive adresinden erişildi.

9 Klein, A. (2019, 6 Eylül). School say no to Cellphones in Class. But Is It a Smart Move. Education Week. 6 Eylül 2019 tarihinde, https://www.edweek. org/ew/articles/2019/09/11/schools-say-no-tocellphones-in-class.html adresinden erişildi.

10 Blech, J. (2019, 13 Eylül). Mediziner zu Smartphone-Sucht. Wie kriege ich mein Kind vom Handy los. Spiegel Online. 13 Eylül 2019 tarihinde, https://www.spiegel.de/plus/smartphone-suchtwie-kriege-ich-mein-kind-vom-handy-los-a00000000-0002-0001-0000-000165926211 adresinden erişildi.

11 Vincent-Lancrin, S., et al. (2019), Fostering Students’ Creativity and Critical Thinking: What it Means in School. Paris: OECD Publishing.

12 Busby, E. (2019, 28 Ağustos). Children’s happiness in the UK at lowest level for decade, charity finds. The Independent. 28 Ağustos 2019 tarihinde, https://www.independent.co.uk/news/ education/education-news/child-happinesscrime-environment-school-bullying-social-mediaa9080721.html adresinden erişildi.

13 Rosenshine, B. (2012). Principles of Instruction: Research-Based Strategies That All Teachers Should Know. American educator, 36(1), 12.