DİSİPLİNE DAİR FARKLI BİR YAKLAŞIM: DRAMSIZ DİSİPLİN – Rıfat Eroğlu

Rıfat Eroğlu

Uşak Cumhuriyet İlkokulu Sınıf Öğretmeni



“Disiplin” sözcüğü, sözlükteki ilk anlamı ve yaygın kullanımıyla “yasalara, kurallara titizlik ve özenle uyulması” durumu olarak tanımlanıyor. Sıkı düzen, düzence, zapturapt disiplini çağrıştıran sözcüklerden yalnızca birkaçı. Tanımlardan bir diğeri de “kişilerin içinde yaşadığı toplumun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemler bütünü” olarak karşımıza çıkıyor.  Bu haliyle sözcük, ceza ve sonuçlarla bağdaştırdığımız soğuk ve mesafeli bir kimliğe bürünüyor. İşte tam da bu noktada bize, disiplinin gerçekte ne anlama geldiğini yeniden düşündürmenin yanı sıra, sözcüğün cezalandırma ya da kontrol etmeyi çağrıştıran tanımlamaları yerine öğretme, yetenek kazandırma, sevgi, saygı ve duygusal bağ oluşturma anlamlarında bir kavram olarak kullanmayı öneren bir kitap Dramsız Disiplin.

Klinik psikiyatri profesörü Dr. Daniel J. Siegel ile çocuk ve ergen psikoterapisti Dr. Tina Payne Bryson’un birlikte kaleme aldığı kitapta disiplinin iki amacı “kısa vadede iyi dışsal davranışa teşvik edip,  uzun vadede daha iyi davranış ve ilişkiler için beynin içsel yapısını şekillendirmek” olarak izah ediliyor. Disiplin hedeflerini, yaygın olarak tehditler ve ceza yoluyla gerçekleştiren ebeveynlerin başlıca stratejilerinin: düşünme zamanları (molalar), şaplak atma, ayrıcalığını elinden alma, odaya kapatma gibi uygulamalardan oluştuğu hatırlatılıyor. Çocukların yaramazlık yaptıkları zamanların aslında ebeveynlerine en çok ihtiyaç duydukları anlar oldukları düşünüldüğünde, bütün sonuçlar ve cezalandırıcı tepkilerin dramdan öteye gidemeyeceği vurgulanıyor.  Dramsız disiplinin en iyi yolu ise yaklaşımın temelini oluşturan basit bir ifadeyle açıklanıyor: Bağlantı kur ve yönlendir.

Dramsız disiplin yaklaşımını detaylandırmadan önce Dr. Daniel J. Siegel’in Bütün Beyinli Çocuk kitabına da kısaca değinmek gerekiyor. Söz konusu çalışmasında beynin çeşitli bölümlerine dikkat çeken yazar, davranışları düzenleme noktasında alt ve üst beynin kilit rol oynadığını söylüyor. Tepkisel olan alt beynin korku, şiddet, öfke, üzüntü gibi yoğun hislerin merkezi olarak her tür çatışma ve drama kaynaklık ettiğinden bahsediyor. Buna karşılık üst beynin işlevlerini: iyi karar verme, duyguları ve bedeni kontrol etme, esneklik, empati, kendini anlama ve ahlak gibi unsurlarla ilişkilendiriyor. Çocukla bağlantı kurup onu yönlendirebilmenin alt beyinle çatışmak yerine üst beyni çalıştırmakla mümkün olacağını belirtiyor.

Dramsız Disiplin’de bağlantının dramsız bir döngüyle kurulmasının ve çocukların hissedildiğini hissetmelerini sağlamanın önemine dikkat çekiliyor. Bağlantı döngüsüne ilişkin  “Rahatlatın – Onaylayın – Dinleyin – Yansıtın” şeklinde dört temel strateji öneriliyor. Rahatlatma, “çocukların göz hizasından aşağıya inerek sevecen bir dokunuşla ya da empati yansıtan bir bakışla hararetli bir durumun çabucak dağıtılabilmesi” olarak özetleniyor. Onaylama, “davranış beğenilmese bile duyguların kabul edildiği ve hatta onlara kucak açılan aşama” olarak değerlendiriliyor. Dinleme, “çocuklar duygusal patlamalar yaşarken öğüt verip konuşmak yerine onların sözlerini ve duygularını anlamaya çalışacağımız evre” olarak ifade ediliyor. Döngünün son halkası ise onları duyduğumuzu bilmelerini ve böylece rahatlama aşamasına geri dönmelerini sağlayacak döngünün yineleneceği yansıtma aşamasıyla açıklanıyor.

Sadece davranışa odaklanmak yerine eylemlerin ardındaki motivasyonu araştırdığımız ve ne söylediğimizden çok nasıl söylediğimizin önemli olduğu bağlantı ilkesinin, çocukları tepkisellikten kavrayışa götürmesi kısa vadeli fayda olarak önem kazanıyor. Uzun vadede ise çocukların beynini yapılandırabilmenin yanı sıra, çocuklarla ilişkilerin derinleştirildiği ilişkisel faydanın da altı çiziliyor.

İlk aşamada disiplinin öğretmek, yetenek kazandırmak olduğu bilinciyle sevgi ve saygıyı hissettirerek duygusal bağlantı kurulan çocukla, ikinci adımda yönlendirme sürecine geçiliyor. “1-2-3 Disiplini” başlığı altında yönlendirme sürecine ilişkin dramsız bir yöntemin ipuçları veriliyor. Tanım, ilke ve akılgözü sonucu, yönlendirme işleminin tamamlanmasında ebeveyne ve eğitimciye rehber oluyor. Tanım, çocuk neden böyle davrandı, ona ne öğretmek istiyorum ve bunu en iyi nasıl öğretebilirim sorularının cevaplarını aradığımız yönlendirmenin ilk basamağını oluşturuyor. Yönlendirirken esas alınacak ilke, çocuğun ve ebeveynin hazır olana kadar beklemesi ile katı bir tutum yerine tutarlı bir duruş sergilenmesini içeriyor. Son basamakta akılgözü sonucu olarak, iç görü, empati ve onarım süreçleri irdeleniyor.

Kitap okuyucusu için dramsız yönlendirme stratejilerini, öncelikle rahatlatma ve bağlantı kurma, probleme yaratıcı biçimde yaklaşma, öğüt vermek yerine anlatma, konuşmayı mümkün olduğunca kısa tutma, hayır cevabı yerine koşullu evetler sunma, akılgözü araçlarını hatırlatma, çocuğun iyi ve olumlu özelliklerini vurgulama, iş birliği yaparak çocuğu disiplin sürecine katma ve nasıl hissediyorsa hissetsin çocuğa kucak açma olarak özetliyor.

Dramsız Disiplin finalde, ebeveynler ve eğitimciler için dört büyük umut mesajı vermeyi ihmal etmiyor. Sihirli değnek diye bir şeyin olmadığını dile getiren mesaj, işleri batırıp etkili olmaktan uzaklaşıldığında bile çocukların bu durumlardan bir kazanım sağlayabileceğini göstererek devam ediyor. Yazar, her zaman yeniden bağlantı kurmanın mümkün olduğunu ve olumlu bir değişim için asla çok geç kalınmadığını belirterek harekete geçmeye teşvik ediyor.

Bilimsel araştırmaların; çocukların duygusal ihtiyaçlarına hitap etmenin en etkili davranış değiştirme yaklaşımı olduğunu, büyüdükçe kendilerini daha iyi yönetmelerini sağlayacak şekillerde beyinlerini de geliştirdiğini gösterdiği biliniyor. Bu noktada çocuklara söz geçirme ve itaat etme yollarını tartışan çoğu ebeveyn kitabının aksine, gerçekten saygı, sevgi dolu, korumacı fakat aynı zamanda net ve sınırları olan bir yolla disipline etmeyi denemeye değer buluyorsanız, anlatımını örnek olay ve çizimlerle destekleyen Dramsız Disiplin ihtiyacınızı karşılayacak nitelikleri taşıyor.