DEĞİŞEN DÜNYA VE DEĞİŞMEYEN DUYGULAR IŞIĞINDA SOSYAL-DUYGUSAL ÖĞRENME – Hanife Esen Aygün*

*Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Bölümü -Dr. Öğr. Üyesi

Beynimizin kimyasal yapısı üzerinde etkileri olan duygularımız, bizi biz yapan en temel özellikler arasında yer alıyor. Zaman değişiyor, olaylar ve kişiler değişiyor ancak duyguların varlığı ve önemi değişmiyor. Bu durumun bir sonucu olarak çevremizdeki insanların duygularımızı anlamasını ve duygularımıza önem vermesini istiyoruz.

Peki ya duygularımız hakkında yeterince konuşabiliyor muyuz?

Bu sorunun cevabı genellikle hayır oluyor. Bazen kişinin mizacı bazen toplumsal değer yargıları bazen de yaşam koşuşturmacası içinde birbirimize yeterince zaman ayıramıyor olmak duygularımız hakkında konuşmamızı ertelememize neden olabiliyor. Dile getirmediğimiz ya da getiremediğimiz duygularımızın farkına bazen kendimiz bile varamıyoruz. Ancak, duygularımız hayatımızda düşündüğümüzden çok daha geniş bir alana sahip. Örneğin, yaşamımızda iz bırakan bir olayı yıllar sonra bir başkasına aktarırken olayın tarihini, sırasını, kişileri unutabilir ya da karıştırabiliriz ancak o olaya ilişkin duygularımız canlılığını yitirmez. Bu durum çocuklarda da hem günlük hayatta hem de okul çatısı altında benzer şekilde gerçekleşiyor. Çocuklar okulda yaşadığı deneyimleri unutmuyor. Okul, sosyal bir yapı ve çocuk bu yapıya açılan kapıdan içeri duyguları ile birlikte adım atıyor. Dolayısıyla bu durum, okul temelli sosyal-duygusal öğrenme konusuna önem vermemiz gerektiğine işaret ediyor.


İçeriğin tamamına erişmek için "dijital abonelik" işlemini gerçekleştiriniz.