ÇOCUKTA REZİLYANS: ESNEYEN BAMBU MU DİRENEN MEŞE Mİ? – Safiye Gölbaşı

Bir yıldan fazla bir zamandır dünyanın pek çok ülkesiyle birlikte bizler de koronavirüs salgınıyla mücadele ediyoruz. Mücadele süresi uzadıkça bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmamız zorlaşıyor. Dahası her gün salgın hastalığa bağlı yeni bir zorlukla karşılaşıyoruz. Hareket imkânımız kısıtlandığı için çözüm yolu bulup üretmekte de sıkıntı çekiyoruz. Peki biz yetişkinler için vaziyet böyleyken çocuklarımızın bu zorlayıcı zamanı olabildiğince hasarsız atlatabilmeleri için neler yapabiliriz? Böyle durumlarda ebeveyn ve eğitimciler dikkatlerini nereye yöneltmelidirler? Dr. Şirin Seçkin ve Dr. Alper Hasanoğlu’nun birlikte kaleme aldıkları, Çocukta Rezilyans (Remzi Kitabevi) isimli kitap, bu ve benzeri stresli süreçler için yol gösterici niteliğinde.

Rezilyans yenilerde duyduğumuz bir kelime olmasına karşın üzerine bireysel ve kurumsal bazda eğitim verilen bir çalışma alanı olarak bir süredir gündemimizde. Hatta rezilyans kamplarının düzenlendiğine, rezilyans temelli koçluk hizmetlerinin verildiğine de şahit oluyoruz. Anlaşılan o ki bu kavramla önümüzdeki yıllarda daha sık karşılaşacağız. Peki ne demektir rezilyans? Kitapta rezilyans, olumsuzluklara karşı hazır olma, stres ve travmayla başa çıkabilme, zor koşullara uyum sağlama, yıkıcı deneyimlerden bir şeyler öğrenerek güçlüklerle mücadele etme ve gelişme kapasitesi; aynı zamanda ruhsal ve fiziksel esneklik ve dayanıklılık şeklinde ifade ediliyor. Bu özelliklere sahip kişilere ise rezilyant deniliyor.


Çocukta yeterliliği artırmanın en iyi yolunun, aşırı koruyuculuğu bir kenara bırakıp çocuğun önünden çekilmek olduğunu belirtirken aynı zamanda çocuğu makul bir şekilde övmenin ve başaracağına inanmanın da onun yeterlilik duygusuna olumlu etki edeceğini dile getiriyorlar.

İçeriğin tamamına erişmek için "dijital abonelik" işlemini gerçekleştiriniz.