BİRAZ MERAK, BİRAZ SAYGI… – GÜVEN İSLAMOĞLU (Söyleşi: Merve Şaban)


Güven Bey merhabalar, sizi çoğumuz televizyona yaptığınız çevre programlarından tanıyoruz. Sizse kendinizi “çevreci” değil “doğasever” olarak tanımlıyorsunuz. Çevreci olmak ile doğasever olmak arasındaki fark nedir?

Dünya insan için bir kaynak ve kaynaklar tükenme noktasında. Tüketen kim? İnsan. Hiçbir şey üretmiyor. Sadece kendi refahı için tüketiyor. Peki, kaynağı yenileyen kim? Dünya. Yani insan bu dünyada var olmak istiyorsa doğanın sunduğu kaynakları, kendiliğinden yenilenebilmesine olanak tanıyacak şekilde ve hızda kullanmak zorunda.

Ben kendimi bu noktada doğasever olarak konumlandırıyorum. İnsan kimliğimi bir kenara koyup doğadan bakmaya çalışıyorum. Sorunlara insan odaklı değil doğa odaklı bakıyorum. Doğayı korursan insanı korursun mantığı ile yaklaşıyorum. Hedefim insanın yaşam alanı değil, tüm canlıların yaşam alanı. Kirli akan bir nehir insan sağlığına zarar vermediği sürece pek ilgi çekmez. Sadece balık ölümleri bazen tepki çeker. Çünkü bu, kirliliğin görünen yüzüdür. Ancak bilinçaltında yatan gerçek, balığı öldüren insanı da öldürür düşüncesidir. Hâlbuki bu kirli su, görmediğimiz binlerce canlının yaşamını etkiler. Biyolojik çeşitliliğin çökmesine neden olur. Besin zinciri kırılır ve dolaylı olarak insanı da etkiler.

İçeriğin tamamına erişmek için "dijital abonelik" işlemini gerçekleştiriniz.