ANNEM BELKIS – L. Gülden Treske

L. Gülden Treske*

Gündüz Vassaf’ın sözlü tarih niteliğindeki bu kitabında, annesi Belkıs Halim Vassaf’ın kendi ağzından hayat hikâyesini dinliyoruz. Annesi ile bir çeşit nehir söyleşi yapan ona hayatını anlattırıp kayıt altına alan Gündüz Vassaf; bizlerin keşke daha çok anlattırsaymışım, keşke daha çok dinleseymişim, keşke kaydetseymişim dediğimiz işi gerçekleştirmiş ve bir tarihi kayıt altına almış. Burada Belkıs Halim’in Osmanlı’nın Balkan sınırında, imparatorluğun son yıllarında Ustrumca’da başlayan hikâyesi ile neredeyse yüzyıla yakın bir döneme ve bir milletin tarihine onun anlatısı ile tanıklık ediyoruz.

İmparatorluktan Cumhuriyet’e çok değişik dönemler ve farklı coğrafyalarda geçen bu ömür; Osmanlıdan Cumhuriyet Türkiye’sine, oradan Harvard Üniversitesine uzanan yolda, savaş, göç, yokluk ve yoğun bir eğitim hayatı; bunları yaşarken sürekli kendini geliştirmek, yazmak, okumak, hiç boş durmamak: İşte, Belkıs Halim Vassaf.

Belkıs Halim, bir yaşında babasını kaybetmiş. Babası ile ilgili tek anısı bir servi ağacı altındaki mezarı başında annesi ve ailenin kadınlarının dua edişleri. Hatırladığı ilk ev de Ustrumca’daki annesi ile birlikte kaldıkları hacı büyükbabasının evi. Huzur ve güvenle hatırlıyor o evi. Sürekli bir göç hâlinde geçen yılların sonrasında bir tek o evin hatırası güvenli olarak kalıyor. Bahçede suyu devamlı akan çeşmenin suyunun armut ağacının altından geçişini, hâlâ sevgisini taşıdığı kına çiçeklerini anlatıyor. Çoğu Bulgarlar’dan oluşan Hristiyan Mahallesi, Yahudi mahallesi, Müslüman mahallesi… Komşulardan Paskalya’da boyalı yumurta, Yahudilerden hamursuz… Çok kültürlü, çok dinli bir çocukluk ortamı… Aynı zamanda da haremlik-selamlık evlerde, kadınların görünmeden komşu kadınlara gitmesi için yapılan “kapıcık” denilen arka kapılardan kaçıp saklanmalar, ev baskınları, yağmalar… Ailenin kadınları; annesi, ablası, hepsinin evliliği bir dram üzerine kurulu.

Ustrumca’daki güvenli hayat, Balkanların işgal haberi ile tamamen değişir, bir gece ailenin kadınları apar topar toplanıp, Selânik’e götürülür. Orada hayat sıkıntı dolu bir moladır. Balkanlardaki kıyım nedeni ile Selânik’e göç edip, camii avlularında yaşamaya çalışan Osmanlı tebaası içindedir Belkıs Halim. Bir hastalık sonucu annesini de kaybeder. 1909 yılında İzmir’e oradan Akhisar’a akrabaların yanına göç eder.

Daha 3-4 yaşında iken dayısı ile gittiği İttihat ve Terakki Partisi toplantılarında şiir okuyan Belkıs Halim, büyük tarihî değişimlerin yaşandığı bir çağda hayata başladığını henüz bilmemektedir. İşgaller, ailece yapılan korkulu göçler ve iki büyük dünya savaşı görecektir.

Önce İstanbul’da yatılı okul günleri. Ustrumca, Selânik ve Akhisar’da tekrar tekrar okunan üçüncü sınıftan sonra nihayet dördüncü sınıf. Taşradan gelip İstanbul’da yeni olmanın getirdiği güvensizlik, utangaçlık, kendi deyimi ile aşağılık kompleksinin getirdiği birincilik. Tatillerin bile okulda geçirildiği yıllar.

Belkıs Halim, Çapa Öğretmen Okuluna daha sonra, burslu olarak (Robert) Arnavutköy Kız Kolejine gider. İngilizce öğretmenliği yaparken İstanbul Üniversitesinde Felsefe Bölümünü bitirir. Tercümeler yapar, Son Posta gazetesinde yazar. Usturumca’nın dar sokaklarında başlayan hayatı, Harvard’ın ilk kız öğrencisi olmaya kadar uzanacaktır. Belkıs Halim, Doktor Ethem Vassaf’la evlenir. Onu da peşinden sürükleyerek Harvard Üniversitesinde akademik kariyerini sürdürür. Orada çocuklarını büyütür. Ömrünün ilerleyen yıllarında Türkiye’dedir. Daha yapacakları bitmemiştir.

İstanbul’u, Amerika’yı, Kars şilebinde 45 günü, Moskova’yı, Leningrad’ı ilk ağızdan okuruz. Günlük hayatıyla, ağaçlarıyla, sokaklarıyla, kültürü ile tarih kitaplarının yazmadığı detaylarla 20. yüzyılın ilk yarısına Belkıs Halim’le bu kitapta şahitlik ediyoruz.

Belkıs Halim, oğlu yazar Gündüz Vassaf’a hayatını birçok ayrıntılarıyla böylece anlatır. Bu bilgilerin yanında ömrü göç etmek ve çok çalışmakla geçen Belkıs Halim, kitabın sonunda “asıl aradığının kendisi olduğunu” dile getirir. Aramaktan vazgeçmeyenler için sürükleyici ilk ağızdan bir başarı hikâyesi ve tarihî gerçeklerin arkasını okumak için aralanan bir perde: Annem Belkıs